AnasayfaGiriş yapKayıt Ol





♦ God's Gamble yeni kadrosu ve temasıyla aktif hâle gelmiştir.

♦Toplu msn adresimiz group1062728@group sim.com dur.

♦Avatar boyutu 170x300'dür.

♦ Her üye öncelikle buraya başvurarak RP'sini puanlatmalı, daha sonra ise ırkına karar vererek rütbe seçimini yapmalıdır.

♦ Rütbe edinen üyelerimiz model seçimini yaparak karakterlerinin görünüşlerini belirleyebilirler.

♦Eğer Cadı veya Büyücü'yseniz buradan karakteriniz için bir özel yetenek sahibi olabilirsiniz


♦ Gelecek Postası


Büyücü dünyasından haberler.

♦ Ay Işığı
Vampir dünyasından haberler.

♦ Gizli Geçit
Elf dünyasından haberler.

♦ Dalgaların Fısıltısı
Aquarina Çalkalanıyor!



Ayın rol oyunu. Rol oyunu. {Isimler}

Ayın erkek rol oyuncusu. Isim - Rol oyunu.

Ayın kadın rol oyuncusu. İsim - Rol oyunu.

Ayın düşmanları. Isim & Isim - Rol oyunu.

Ayın çifti. IsimxIsim - Rol oyunu.

Ayın takımı. Isim. {link}




 







Paylaş | 
 

 God's Gamble || Tanrı'nın Planı : I. Bölüm: Ölü Nymphler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Soul
Gamble of the God
Gamble of the God
avatar

Mesaj Sayısı : 97

MesajKonu: God's Gamble || Tanrı'nın Planı : I. Bölüm: Ölü Nymphler   Ptsi Tem. 04, 2011 11:26 pm


    ÖLÜ NYMPHLER

    Tanrının kumarının ilk adımı atılmış, ölümcül planı yapanlar öldürdükleri masum nymphlerin cesetlerini büyücü topraklarına bırakmışlar gizlice. Ertesi günün ilk ışıklarıyla beraber farkedilen cesetler kafalarda büyük soru işaretleri yaratacaktı. Igrexa Mezarlığı'nın yaşlı bekçisi, yapabileceği en doğru hareketin, bilge Illustrist Okulu profesörlerine haber vermek olacağını düşünmüştür.

    Katılanlar:

    • Neiltua Sooven
    • Lev Soljenitsin
    • Gavrel Soljenitsin
    • Evaline Aria Brielle


    Olay Akışı:
    Üç büyücü de beraberce gelmiş olacaklar olay yerine. Mezarlığın uzak köşesinde dört adet yetişkin nymph cesedi yatmakta. Üzerlerinde ne bir iz, ne bir kanıt var. Tek anlaşılan şey kanlarının son damlalarına kadar çekilmiş olduğu. Ama bunu yapanın vampirler olması da imkansız gibi çünkü nymph kanı onlar için zehirli. İşte elemanlarımız da bekçiyle konuştuktan sonra bu cesetlere yakından göz atıp kendi aralarında doğaçlama fikir alışverişi yapacaklar. Her birinizden en az onar satır olmak üzere üçer mesaj yazmanızı istiyoruz arkadaşlar. Sonrasında istediğiniz zaman sonlandırıp olay yerinden uzaklaştığınıza dair yazabilirsiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Evaline Aria Brielle
Mitoloji Profesörü
Mitoloji Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 85

MesajKonu: Geri: God's Gamble || Tanrı'nın Planı : I. Bölüm: Ölü Nymphler   Salı Tem. 05, 2011 2:12 am

Sabahın ilk ışıkları gökyüzünden, yeryüzüne yeni yeni ulaşmaya başlamışken çoktan uyanmış ve hazırlanmış olan Evaline, kahvaltıya inmeden önce masasında duran kâğıtların karışıklığının dikkatini çekmesi üzerine, ahşap çalışma masasına yöneldi. Kahvaltıya inmek için giyinmiş ve hazırlanmış olmasına rağmen çok da aç olmadığını fark edince, masasının üzerinde duran kâğıt yığınını deşmenin sorun yaratmayacağını düşünüyor olması, normal bir şey olmasa gerekti. Sabahın köründe kim uyku sersemliğini tam olarak üstünden atamamış bir vaziyette olmasına karşın, sıcak bir çay eşliğinde, fırından yeni çıkmış çöreği çok da çekici bulmayarak, masasının hemen başına konulmuş koltuğa gömülüp eline geçen kâğıtları ayıklamaya başlardı ki? “Bir ay önce düzenlenen profesörler yemeğinin davetiyesi mi?” Tabiki bu davetiyenin bir ay sonra bulunması değil, o gün Evaline’in elinde olması gerekliydi. Ancak bu kadar karışık bir düzenin içerisinde yaşamayı seven bir kişinin, bu tarz ufak tefek şeyleri kaybetmesi gayet doğal sayılırdı. Davetiyeyi açma için elini zarfa uzatan Evaline, sakarlığından temelli olarak sağ elinin başparmağını kesiverdi. Bu sırada, az önce çıkarıp masanın üzerine koyduğuna emin olduğu asasını aramaya başlayınca da, olaylar zincirinin gelişmesi kaçınılmaz olmuştu. Sol eli ile kâğıtları karıştırıp asasını bulmaya çalışırken tüm kâğıtları yerlere saçmıştı. Aynı anda gözüne gelen güneş ışıklarını engelleyip daha sağlıklı bir araştırma yapmak için perdesini kapatma girişiminde bulunması olayların doruk noktasına ulaşmasına neden olmuştu. En az Evaline kadar sakar olan baykuşu, genç kadının kapalı penceresinden içeri girmeye çalışınca pencereye toslamış ve çıkan gürültü nedeni ile de Evaline’in perdeye asılıp onu koparmasına ve ufak bir çığlık koy vermesine neden olmuştu.

Pencereyi açıp baykuşun içeri girmesine izin veren Evaline’in kucağına düşen zarfın hoş şeylerin habercisi olmadığı hissi tüm benliğini kapladığı zaman buna bir anlam verememiş olsa dahi, mektubu okuduğu dehşete kapılmıştı.

“Kötü şeyler oldu, çok kötü şeyler... Yapabileceğim en iyi şeyi yapıp size başvuruyorum. Hava aydınlandığında kontrol için dışarı çıktım ve gördüklerim... Dört nymphin cesedi mezarlığın bahçesine atılmış ve kanları tamamıla çekilmiş. Bir felaketin eşiğindeyiz. Acil yardımınıza ihtiyacımız var.
Igrexa Mezarlığı Bekçisi.”

Elindeki kâğıdı yere dağılmış yığının arasına yolladıktan sonra, kahverengi ceketini koltuğun üzerinden alıp üzerine geçirdi. Kâğıtlar yere dökülünce üzeri açılmış masadan asasını kapıp kesik parmağına hızlıca bir büyü gönderdikten sonra, “corpus medicor”, ceketinin cebindeki özel cebe asasını yerleştirdi ve bir anda buharlaşarak dağınık odayı terk etti.

Hafif sayılmayacak bir boğulma hissinin ardından soluğu mezarlıkta alan Evaline, bekçiyi bir an önce bulabilmek için hızlı adımlar eşliğinde mezarlığın iç kısımlarına ilerlemeye başladı. Neyse ki birkaç adım sonra oldukça yaşlı gözüken bekçi ile karşılaşan Evaline adamın adeta başında nöbet tuttuğu manzarayı görünce, bir an için sendelemekten kendisini alamamıştı. Toparlanmaya çalışarak bekçinin yanına giden Eva, adamın telaş ve korku dolu bakışları karşısında kendisini tanıtma gereksinimi hissetti. “Ben Evaline Brielle, mitoloji profesörü.” Ardından adamı kenara itmek zorunda kalmasına neden olacak kadar şokun etkisi ile katı bir şekilde nymphlerin önünde duran adamı geçerek, ölü bedenlerin yanına yaklaştı. Buz gibi soğuk ve katı bedenler… Görüntü kesinlikle tüyler ürperticiydi, hangi caninin bunu yapabileceğine dair fikir yürütmek adına bekçi ile konuşmak için bedenlerinden yanından kalkan Eva, arkasını döndüğünde üç büyücü ile göz göze gelmişti. Bir tek kendisine haber verilmediğini anlayan Evaline, gördüklerini aktarabilmek için yanlarına gitti.


_____________




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gavrel Soljenitsin
Müdür Yardımcısı & Tılsım Profesörü
Müdür Yardımcısı & Tılsım Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 27

MesajKonu: Geri: God's Gamble || Tanrı'nın Planı : I. Bölüm: Ölü Nymphler   Salı Tem. 05, 2011 5:53 pm

    “Sersemlet!”
    “Sersemlet!”
    Havayı yaran uzantıların ucundan fırlayan şeffaf büyü iki genç bedenin göğüs kafesine çarptığında onların ayaklarını bastıkları toprakları savuşturarak havalandırmasına sebebiyet vermişti. İki genç beden güneşin soluk puslu ışınları arasında zıt yönlere doğru uçarak sert bir şekilde toprağa gömülmüşlerdi. Sırtları sert toprağın zemine büyük bir acı kasıntısını doğuracak şekilde çakıldığında etrafı garip kemik takırtıları süslemişti. Toprağın kuru ve sade açık kahve tonlarının hakimiyeti altındaki alanda sırt üstü düşen bedenlerin gözlerine ani bir siyah perde çekilmişti. Batı tarafında yerden kalkan tozların beyaz ve genç tenini süsleyen, yarı beyazlaşmış uzun dağınık ve tozlu saçların çevrelediği genç çehrenin içindeki ifade acı duygusunu selamlıyordu. Doğu tarafında yere serilen ve Gavrel isimli genç büyücüye nazaran daha genç olan bedenin çehresine doluşan tozların tenini buğday rengine çevirmişti. Kulak hizasında kesilmiş siyah ince telli saçlarının çevrelediği çehresindeki ifadesizlik ile birlikte gözlerine inen siyah perdenin zihnine hediye ettiği oyunu izliyordu. Güneşin puslu ve soluk ışınları yerdeki bedenlerine yoğunlaşmaya başladığında etrafta dolaşan nemli havanın içindeki toprak kokusu onların ciğerlerini süslüyordu. Sabahın gökyüzünü maviliği arasından yeryüzünü daha yeni selamladığı zaman diliminde birbirlerini yeteneklerini denemek için yapılan öylesine bir düellonun bedenlerine hediye ettiği acı duygusu ile birlikte sersemlemiş bir halde toprağın üstünde sessizce uzanıyorlardı. Ebedi bir uykuya hazırlık misali bedenlerinde en ufak bir kıpırdama dahi belirmiyordu. Zihinlerine hediye edilen görüntüler ile birlikte sükunetlerini korumaya devam ediyorlardı.

    Geçmişin gölgeleri arasından çıka gelen anıyı siyah gözleri arasında takip ederken beyaz teni ile kaplı çehresinde ufak bir tebessüm oluşmuştu. Geçmişin bedenine verdiği huzur ile birlikte kardeşi ile yaşadığı eğlencelerin üstündeki rahatlık bedenine yayılmaya başladığında zihninde yankılanmaya başlayan kahkahalar gecenin siyah tonlarını güneşin tatlı ışınlarına bıraktığı zaman diliminde gözleri camdan dışarıya doğru grimsi mavi gökyüzüne kaymıştı. Elindeki beyaz porselen fincanın içindeki sıcak kahveyi yudumluyordu. Boğazından akıp giden sıcaklık parmak uçlarında bir uyuşukluk yaratırken siyah ve grinin ilahi birlikteliklerinin sonucu olan odanın içindeki tatlı portakal ve limon çiçeklerinin rahatlığı ile birlikte gökyüzünde hareket eden bulut toplulukları arasında gezdiriyordu siyah gözlerini. Beyaz teni ile kaplı çehresini süsleyen siyah ve beyaz renkli saçları eşlik ediyordu. Sükunetin içinde kulaklarında zonklamaya başlayan endişeli bir ses tonu ile birlikte başını yemek salonunun uç tarafındaki el işi ile yapılmış işlemeli ahşap kapıya yönlendirmişti bakışlarını. Siyah gözleri kapının eşiğine gelirken bardağındaki sıcak kahvenin sıcaklığı boğazından aşağıya bedenine sunduğunda içeriye giren endişeli adımların sahibine bakıyordu. Tanıdık çehreyi gördüğü zaman gülümsemişti. Fakat çehresindeki endişe ve korkuyu gördüğünde kaşları karşısındaki bedenin kaşları gibi aşağıya doğru bir lal şeklini almaya başlamıştı. Alnın kırışıklıklar oluşmaya başladığında kardeşinin endişeli ve soluk soluğa kalmış ses tonu yemek salonunun içinde yankılanmıştı. “Gavrel benimle hemen gelmelisin kardeşim…” Ses tonundaki endişeye eşlik eden düzensiz nefes alışverişinin sessiz fısıltıları kulaklarına ulaşırken kemikli eliyle tuttuğu porselen fincanı yavaşça masanın üstüne bıraktı. “Neler oluyor Lev?” dediğinde fincanın şangırtılı sesi arasına kardeşinin o endişeli sesi girmişti. “Mezarlıkta dört Nymph ölüsü bulunmuş. İlginç olduğunu biliyorum ama kanları son damlasına kadar çekilmiş. Oraya gitmeliyiz. Hem de hemen.” Kulaklarına dolan ilk cümleyi soğukkanlı bir şekilde karşılamıştı. Ölen bedenler… Dünyanın dengesi sağlanması için Tanrıçalarının yanına aldıkları ruhlar… Ama arkasından gelen cümle öbeği ile bedeni bir heykel misali kaskatı kesilmişti. Göz bebeklerinin şaşkınlıktan toplu iğnenin ucu kadar küçülüp gözlerine bedeninden gelen tuzlu sıvıyı eşlik etmeye başladığında odanın içinde “şak” sesi eşliğinde buharlaşmıştı. Ayaklarının saniyelik yerden kesilmesinin arkasından toprak zemine batan ayaklarını hızla kasıp gevşetmeye başladığında arkasında beliren kardeşinin bedenini umursamamıştı. İlerideki iki bedenin şaşkın bakışları ile baktığı yere doğru hızlı ve tedirgin adımları ile arşınlıyordu. Arkaya doğru dönen bedenin bakışları ile karşılaştığında tanıdık çehresine ifadesiz bir bakış attıktan sonra hızla onun yanından geçip bekçinin yanında belirmişti. Üstündeki siyah takım elbisesini süsleyen siyah cübbesinin içine dolan hava etrafa hışırtı dolu melodilerini sunuyordu. Burun deliklerine dolan soğuk havanın içindeki ölü kokusu çehresinin ani bir şekilde kırışmasına sebebiyet vermişti. Gözleri biraz ilerideki kaskatı kesilmiş cansız bedenlerin üstündeydi. Sükunetli bir şekilde orada yatarlarken çehrelerinde bıraktıkları huzursuz ifadeleri gördü. Onların yanına doğru yaklaştığında etrafın ne kadar temiz olduğunu fark etmişti. Hiçbir iz yoktu. En ufak bir Nymph kanı dahi toprağı sulamamıştı. Bekçi onunla birlikte bedenlerin yanına geldiğinde dudaklarından dökülen korku dolu sözcükler boğazından zorla dışarıya çıkıyormuş gibiydi. “Vampirlerin yaptığını düşünüyorum. Çünkü hiç kanları kalmamış.” Sözcükleri havadaki kasvetli sükuneti bozarken belinde asılı duran ufak kazası içindeki hançeri çıkararak bir Nymph bedenin koluna bastırarak boydan boya kesmişti. Ama bedenin o bıçağı hiçbir tepki vermeyişi karşısında şaşırmıştı Gavrel. Kardeşinin arkasında belirmesi ardından kulaklarına dolan fısıltı dolu sözcüklerdeki merak korku doluydu. “Vampirlerin Nymph kanı içmesi bizim bir basilisk dişini yalamamıza benzediğine sanıyordum.” Aklında yankılanan bu cümle ile birlikte bir kez daha onların bedenleri üstünde gezdirmeye başlamıştı gözlerini. Kardeşinin söylediklerindeki doğruluk payının yüksek ihtimalleri bedeninde pragmatik bir düşüncenin ani doğuşu kadar gerçek bir nitelik taşıyordu. “İyi ama bunu başka kim yapmış olabilir ki?” Sorusunun meraklı tınısı etraftaki kulaklarında yankılanırken gözleri ifadesiz bir şekilde ölü bedenlerin üstünde gezindirmeye başlamıştı gözlerini. Aklını dolduran soru cümlelerinin üstünde yarattığı baskı eşliğinde dört ayrı bedenin gözleri de bedenlerin üstünde olduğunu fark etmişti. Bekçinin çehresine yönlendirdiği bakışları eşliğinde ona dudakları arasından kararlı bir ses tonu ile yolladığı soru cümlesinin etraftaki sessizliği mahvedişini dinliyordu. “Bunları burada böylece bulduğunu söyleme?” dediğinde bekçinin kaşları şaşkınlık ile birlikte havaya doğru hilal biçimde kalktığında dudaklarından aynı korku dolu ses tonu bedenlere sunmuştu. “Onları burada böylece buldum efendim.” Çaresizliğin verdiği acı kasıntı ile birlikte cesetlerin ilerisindeki ağaçlıklara doğru yönlendirdi adımlarını. Bir iz ararcasına gözleri yerdeki kurumuş ot parçalarındaydı. İfadesiz çehresi ile birlikte etrafı sessizlik içinde aramaya başlamıştı. Aklındaki yankılanan soruların cevaplarına duyduğu merak ile birlikte kardeşine çevirdi gözlerini. Aynı ten rengine sahip daha muzip bir çehre ile başından hiç eksik etmediği siyah melon şapkası altındaki ince telli siyah saçlarının düştüğü alnına kaydı gözleri. “Bunu ne yapmış olabilir? Düşüncen nedir Lev? Bu arada herkese tatsız bir günaydın demeyi unuttuğum için üzgünüm. Bayan Brielle, Bay Sooven.” Son sözcükleri söylerken başı ile selamlamıştı onlarını. Ardından gözleri tekrar cesetlerin üstündeydi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Evaline Aria Brielle
Mitoloji Profesörü
Mitoloji Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 85

MesajKonu: Geri: God's Gamble || Tanrı'nın Planı : I. Bölüm: Ölü Nymphler   Salı Tem. 05, 2011 9:18 pm

    RP OUT: Bundan sonraki kurgu Rp'lerinde 500 kelimeyi geçmemenizi rica ediyoruz.

_____________




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: God's Gamble || Tanrı'nın Planı : I. Bölüm: Ölü Nymphler   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
God's Gamble || Tanrı'nın Planı : I. Bölüm: Ölü Nymphler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
: God's Gamble : Revenge's Poisionous Game : :: Büyücü Dünyası :: NATENS :: Igrexa Mezarlığı-
Buraya geçin: